Skip to main content

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun (“Kanun”) Tanımlar başlıklı 1/B maddesinde yapılan eser tanımı uyarınca eser, sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat eserleri olarak gösterilmektedir.  Tanımda da belirtildiği üzere musiki, diğer bir adıyla müzik eserleri Kanun kapsamına alınarak koruma altına alınmıştır. Bu yazımızda sizlere FSEK kapsamında müzik eserlerinin korunması, koruma yolları ve müzik eserlerinde telif hakkının nasıl alınacağına ilişkin bilgiler sunacağız.

Müzik Eserlerini Koruma Yolları 

Müzik eserleri, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 3. maddesinde özel olarak tanımlanmıştır. İlgili madde uyarınca müzik, diğer bir deyişle musiki eserleri her nevi sözlü ve sözsüz bestelerdir. Müzik eserinin bir müzik eseri olarak değerlendirilebilmesi için yukarıda belirtildiği üzere her nevi sözlü ile sözsüz beste olmalı ve eser hususiyet şartını sağlamalıdır. Burada hususiyetle kastedilen eser sahibinin ortaya koyduğu fikri çaba ve yeniliktir. Müzik olabilecek türkü, marş, opera, senfoni, ilahi, elektronik müzik parçaları ve buna benzer tüm eserler müzik eseri olarak nitelendirilecektir.

Kanun’da gösterilen mali ve manevi haklar eser sahibi tarafından kural olarak müzik eserinin ortaya çıkarılmasıyla kendiliğinden doğacaktır. Bu mali ve manevi haklar şu şekilde gösterilmektedir:

  • Mali Haklar; işleme hakkı, çoğaltma hakkı, yayma hakkı, temsil hakkı, eserin umuma iletim hakkı.
  • Manevi Haklar; umuma arz yetkisi, adın belirtilmesi, salahiyeti, eserde değişiklik yapılmasını menetmek, eser sahibinin zilyet ve malike karşı hakları.

Müzik eserinin ortaya konmasından itibaren yukarıda saydığımız ve kendiliğinden doğacak bu hakların üçüncü kişiler tarafından ihlal edilmesi halinde eser sahibi tarafından dava açılması yoluyla ihlalin giderilmesi talep edilebilecektir.

Müzik Eserlerine İlişkin Hakların Dava Yoluyla Korunması

Kanun’un Hukuk ve Ceza Davaları başlıklı beşinci bölümünde esere ilişkin mali ve manevi hakların ihlal edilmesi halinde açılabilecek davalar ayrıntılı bir biçimde ele alınmıştır.

Bu davalardan ilki Tecavüzün Ref’i Davası olup 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 66. maddesinde gösterilmiştir. İlgili hüküm uyarınca bir müzik eseri nezdinde mali ve manevi hakkı tecavüze uğrayan kişiler, tecavüze karşı tecavüzün ref’ini dava edebilecektir. Bu dava o an gerçekleşmeye devam eden veya gerçekleşmiş bir tecavüzün önlenmesi için açılmaktadır. Burada mali ve manevi hakka tecavüz, hizmetlerini ifa ettikleri sırada bir işletmenin temsilcisi veya çalışanları tarafından gerçekleştirilmişse de işletme sahibi hakkında da tecavüzün ref’i (kaldırılması) talep edilebilecektir. Burada hakka tecavüz eden kişinin ve yukarıda belirttiğimiz diğer kişilerin kusuru aranmayacaktır. Mahkeme tecavüzün ref’i davası için tedbir kararı verirken müzik eseri sahibinin mali ve manevi haklarını, hakka/haklara tecavüzün kapsamını, kusurun varlığını ve var olması halinde ağırlığı ve tecavüzün ref’i halinde tecavüz edenin kötü duruma düşeceği muhtemel zararları takdir ederek tedbirleri belirleyecektir.

Manevi Haklara Tecavüz başlıklı 67. madde uyarınca manevi hakların ihlali halinde eser henüz aleniyete intikal etmemişse; eser sahibinin rızası olmaksızın veya arzusuna aykırı olarak umuma arz edildiği takdirde tecavüzün kaldırılması davası açabilmek için bu umuma arz, çoğaltılmış nüshaların yayımlanması şeklinde gerçekleştirilmelidir. Yani manevi haklara tecavüz yönünden, tecavüzün ref’i (kaldırılması) davası açılabilmesi için eser henüz alenileşmemiş olmalı, eser sahibinin rızası dışında veya arzusuna aykırı olarak kamuya açıklanmalı ya da esere sahibinin adı arzusuna aykırı olarak konulmalı ve eserin çoğaltılmış nüshaları yayımlanmış olmalıdır. Aynı şekilde bir eser sahibinin arzusuna aykırı olarak adın konulması salahiyeti elinden alındığında da bu şart aranacaktır.

Yine manevi haklara tecavüz kapsamında eser haksız olarak değiştirildiği takdirde de eser sahibi şu taleplerde bulunabilecektir:

  1. Eserin değiştirilmiş şekilde çoğaltılmasının yayım ve temsilinin, radyo ile yayımının yasaklanması ve çoğaltılmış nüshalardaki değişikliklerin düzeltilmesi veya eski hale getirilmesi.
  2. Eserdeki değişiklik gazete, dergi veya radyo ile yayın esnasında gerçekleşmişse, buna ilişkin masraflar tecavüz edene ait olmak üzere, eseri değiştirilmiş şekliyle yayımlamış olan bütün gazete, dergi ve radyo idarelerinden değişikliğin ilan yoluyla düzeltilmesi.

Tecavüzün Men’i Davası

Mali haklara tecavüz başlıklı 68. madde uyarınca ise müzik eserini, hak sahibinden 5648 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda yer verilen yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izin alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya yine 5648 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilecektir.

Eser sahibinin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca açabileceği diğer bir dava ise tecavüzün men’i davasıdır. İlgili hükme göre eser sahibi, mali ve manevi hakları yönünden tecavüz tehlikesine maruz kalmışsa olası bir tecavüzün önlenmesini dava edebilecektir. Gerçekleşmiş bir tecavüzün devamı veya tekrarı olasılığında da eser sahibi bu dava yoluna başvurabilecektir. Yine bu davanın açılmasında tecavüz edenin kusuru aranmamaktadır. Mahkeme tecavüzün men’i davası için tedbir kararı vermesi halinde, bu kararda hükmolunacak tedbirleri müzik eseri sahibinin mali ve manevi haklarını, hakka/haklara tecavüzün kapsamını, kusurun varlığını ve var olması halinde ağırlığı ve tecavüzün ref’i halinde tecavüz edenin kötü duruma düşeceği muhtemel zararları takdir ederek belirleyecektir.

Müzik eseri üzerinde yer alan fikri mülkiyete tecavüz halinde açılabilecek diğer bir dava ise tazminat davasıdır. Manevi hakları ihlal edilen kişi/kişiler uğradığı manevi zarara karşılık kendisine manevi tazminat ödenmesi için dava açabilecektir. Mali hakları ihlal edilen kişi, tecavüzde bulunan kişinin kusuru olması halinde haksız fiil kapsamında tazminat talep edebilecektir. Ancak burada dikkat edilmelidir ki yukarıda belirttiğimiz üzere, hakkı tecavüze uğrayan kişi tazminattan başka elde edilen karın da verilmesini istiyorsa talep edilen bedelden bu kar bedeli indirilecektir.

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda hukuk davalarının yanısıra ceza davalarına da yer verilmiştir. Mali veya manevi hakları ihlal eden kişiler kanunda sayılan filler kapsamında hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılabilmektedir.

Müzik Eserleri Telif Hakkı Nasıl Alınır?

Genel olarak fikri mülkiyet eserlerinde telif hakkı kendiliğinden ortaya çıkmakta olup kişiler isteğe bağlı olarak telif başvurusu yapmak suretiyle fikri mülkiyet haklarının tescilini talep edebilecektir. Ancak Fikir ve Sanat Eserlerinin Kayıt ve Tescili Hakkında Yönetmelik’in 5. maddesi uyarınca sinema ve müzik eserlerinde filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren film yapımcıları ile seslerin ilk tespitini gerçekleştiren fonogram yapımcıları, hak ihdas etmek amacı taşımaksızın, sahip oldukları hakların ihlal edilmemesi, hak sahipliklerinin belirlenmesinde ispat kolaylığı sağlanması ve mali haklara ilişkin yararlanma yetkilerinin takip edilebilmesi amacıyla sinema ve müzik eserlerini içeren yapımlarının kayıt ve tescilini yaptırmalıdır.

Yukarıda yer alan hükümden de anlaşıldığı üzere müzik eserlerinin tescili, isteğe bağlı olmaktan çıkarılıp zorunlu kılınmıştır. Böylelikle müzik eserinin üretildiği an başlayan telif hakkı tescil ile hukuki bir biçimde korunacaktır. Müzik eserleri hakkında yapımcılar şu belgeleri Kültür ve Turizm Bakanlığı’na sunarak tescili ve kayıt yaptırabilecektir:

  • Yapımcı belgesi
  • 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca hak sahipliğini gösteren ve aksinin ispatı durumunda her türlü cezai ve hukuki sorumluluğun üstlenildiğine dair taahhütname
  • Müzik eseri yapımlar için müzik notaları ve varsa güfte
  • Müzik eseri yapımlar için eserin tespit edildiği materyalin kartoneti ve varsa diğer tanıtıcı materyallerden birer örnek
  • Müzik eserinin dijital ortama kaydedilmiş bir adet kopyası
  • Kayıt-tescil ücretinin ödendiğine dair banka dekontu

Bu belgelerin eksiksiz ibrazı edilmesiyle kayıt ve tescil gerçekleştirilmektedir. Bu işlem sonucunda başvuru sahibine kayıt ve tescil belgesi verilecektir. Bu belgede; eserin adı, dili, menşei, yapım yılı, yapımcısının adı, yapımcı kodu, eser sahipleri, diğer komşu hak sahipleri, eser grubunun baş harflerini içerir kayıt ve tescil numarası, kayıt ve tescil tarihi, daha önce herhangi bir kayıt ve tescil işlemi yapıldıysa tarih ve numarası ile gerekli görülebilecek diğer bilgiler yer almaktadır.

Yukarıda hukuki açıdan önem ihtiva eden “FSEK Kapsamında Müzik Eserlerinin Korunması” konusu genel bir çerçeveyle açıklanmıştır. “FSEK Kapsamında Müzik Eserlerinin Korunması” konusu oldukça önemli ve hukuki danışmanlık alınması gereken başlıca konulardan biridir. Daha fazla bilgi ve danışmanlık için hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

CR Partners

CR Partners Hukuk Bürosu, kurulduğu günden itibaren sahip olduğu istikrarlı gelişmeyle Türkiye’de bilinen hukuk bürolarından biri haline gelmiştir. Bugün, geniş bir çerçevede hukuk hizmeti verip, en verimli şekilde çözüme ulaşmak amacıyla çalışma alanlarına göre uzmanlaşmış departmanlara ayrılarak organize olmuştur.

Scan the code